MENÜ için tıklayınız...

Kalp hastalığı için Bitkisel Tedavi

Bitkisel tedavi olarak kalp hastalığına iyi gelen şifalı bitkilerin başında zencefil ve çörekotu gelir. Bu bitkileri mümkün olduğu kadar tüketerek kalp kaslarınızı güçlendirebilirsiniz.... Devamı için tıklayınız

Bitkilerden gelen mucizeler...

BİTKİSEL
TEDAVİ YÖNTEMLERİİ

Bel ağrısı bitkisel tedavisi


Bel Ağrısı

Biz insanların hayatı boyunca tek amaçladığı şey sağlıklı olmaktır. Ancak sağlıklı olursak hayat anlamlıdır. Boşuna dememişler her şeyin başı sağlık diye. Sağlıklıysak sağlık dışındaki her şeye yer vardır, her şeyi yapabiliriz. Ama ansızın her şey yolunda gidiyorken bile sağlığımıza bir şey olsa birden her şey durur, devam etmez. Dolayısıyla her an kendimize dikkat etmek zorundayız. Mutluluğu çok büyük şeylerde aramanın ne kadar anlamsız olduğunu ancak hastalanınca anlarız.

Sağlığımızın kıymetini her şeyde olduğu gibi onu kaybettikten sonra anlarız. Maalesef insanoğlunun doğasında hep bu vardır. İnsanoğlu maneviyat değerlerini kaybedip maddi meselelerle gereğinden çok ilgilenme yoluna giderken hep iyi olacağını, hiç hastalanmayacağını düşünür. Halbuki kimsenin kimseyle öyle bir anlaşması yoktur. Her an herkese bir şey olabilir ve herkes her an ölebilir. Hastalıklar da her şey gibi biz insanlar içindir. Konu insan sağlığı olunca o kadar çok hastalıklar söz konusu ki; tıp biliminin bile henüz bugün açıklığa kavuşturamadığı çok fazla şey vardır.

Hal böyle olunca sağlıklı olabilmek için önce kendi kendimizin doktoru olmak zorundayız. Çünkü kendimizi bizden daha iyi kimse tanıyamaz. Her hastalıkların herkeste meydana gelen etkisi ya da tedavisi değişebilmektedir. Zira herkes kendine özgüdür. Örneğin insanlarda çok sık rastlanan bel ağrısı konusunda; bel ağrısına neden olan etmenler, bel ağrısı tedavisinin çeşidi, tedavinin sonuçları kişiden kişiye çok farklı olabilmektedir.

Genel olarak bel ağrısı hemen hemen herkeste belli dönemlerde ya da sürekli gerçekleşen ve çok rahatsız edici bir ağrıdır. Bel bölgesi vücudu ikiye ayıran tam ortadaki bölgede olma özelliğinden dolayı alt ve üst vücudun dengesinin kurulması, orta kısımdan güç alınması gibi görevleri vardır. Bundan dolayı bel bölgesinde oluşan herhangi bir aksaklık bütün vücudun işlevini büyük ölçüde etkilemektedir. Öyle ki çoğu bel ağrısı geçici de olsa bir süreliğine kişinin günlük yaşam faaliyetlerini oldukça kısıtlamaktadır.

Kişinin yürümesini, koşmasını, eğilip kalkmasını, ayakta durmasını, hatta ve hatta oturmasını, kısacası hareket yeteneğini kısıtlar. Hareket yeteneği olmayan insan ise; çalışamaz, spor yapamaz, kişisel ihtiyaçlarını gideremez, gitmek zorunda olduğu yerlere gidemez. Tam da bu günlerde yürümek gibi basit ve sıradan bir eylemin aslında ne kadar kıymetli olduğunu anlarız. Hele ki yürüme eylemini kısıtlayan şey bel ağrısıysa bu ağrıyı çekmek de cabasıdır.

Bel bölgesi her ne kadar vücutta ayrı gibi görünse de aslında bütün vücuda bağlı çok komplex bir yapıdır. Bel bölgesi boyundan başlayıp kuyruk sokumuna kadar devam eden bir omurga sisteminin en alt grubunda yer alan son 5 omurdan oluşmaktadır. Bel bölgesini oluşturan bu kuyruk sokumundaki 5 omur, omurgayı leğen kemiğine bağlayarak kalça bölgesini oluşturur. Anatomik olarak da bahsedildiği gibi bel bölgesi kalça bölgesiyle çok bağlantılıdır dolayısıyla bel ağrılarına neden olan bölgeler bel bölgesi olabildiği gibi kalça bölgesi de olabilir.

Bel ağrılarının nedenine bağlı olarak bu ağrının şiddeti kişiden kişiye de çok farklı olmaktadır. Kişilerin ağrı eşiklerinin farklı olmasının yanı sıra bel ağrısı genel anlamda çok rahatsız edici boyutlardadır. Fakat yine de bel ağrısının şiddeti bel ağrısına neden olan faktörü belirlemede asla kullanılamaz. Düşük ve orta şiddette bel ağrısı çeken kişilerin yapması gereken ilk şey istirahat haline geçip çeşitli bel kaslarını gevşetici ve ağrı kesici kremler ve ilaçlar kullanıp birkaç gün ağrıyı gözlemektir.

Bu dönemde asla bel bölgesini zorlayıcı hareketler yapılmamalıdır. Hatta bu esnada bel korseleri kullanmak ya da sıcak veya soğuk kompres yapmak da faydalı olacaktır. Bunun yanı sıra bel kaslarını rahatlatacak pozisyonlarda durmak ya da hareketler yapmak da o bölgenin iyileşmesi için faydalıdır. Bütün bu tedbirlere rağmen şayet ağrı azalacağı yerde artıyor ya da hiç azalma olmuyorsa mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır. Bel ağrısı ile ilgili danışılma5sı gereken birimler; ortopedi ve travmatoloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon ve beyin ve sinir cerrahisidir. Ama ilk akla gelen bölüm ortopedi bölümüdür. Bel ağrısı ile ilgili ilk olarak oraya başvurmanız önerilir. Gerekirse ortopedi bölümü sizi diğer birimlere yönlendirebilir.

Bel ağrısına neden olabilecek faktörler çok fazladır. Bu faktörlere bağlı olarak bel ağrısı kişide iyileşebilir ya da kronikleşmiş olabilir. Bel ağrısının tedavisi tamamen nedenine bağlıdır. Bel ağrısına neden olan faktör teşhis edildikten sonra hastalığa yönelik tedaviler yapılmalıdır. Bel ağrısı nedenleri arasında; bel kaslarının güçsüzlüğü, bel kaslarının aşırı zorlanması, bel fıtığı, bel kayması, hamilelik, doğum, çok fazla oturma eylemi, hareketsizlik, aşırı kilo, bel eklem ve kemiklerinde kireçlenme, bel kemiği erimesi, bel kemiğinde kırık-çatlak, AS denilen belde iltihaplı romatizma, sinir-stres durumu, genetik faktörler, ağır spor yapma, ağır kaldırma, duruş bozuklukları, yatış bozuklukları, ters hareketler, rüzgar ya da soğuk hava, geçirilen kazalar gibi daha birçok neden vardır.

Aniden ortaya çıkan ve bir süre süren dönemsel bel ağrılarının nedeni genelde bel kaslarının güçsüzlüğünden dolayı vücuda yüklenildiği zamanlarda belin ağrımasıdır. Bu problem düzenli yapılan spor ile giderilebilir. Bel kasları güçlü olduğunda günlük yaşam faaliyetlerinin bele bindirdiği yükten bel çok etkilenmez dolayısıyla ağrı da olmaz.

Yine aynı şekilde duruş ya da yatış bozukluğundan kaynaklanan ağrılar geçicidir. Fakat bütün bu geçici bel ağrılarının iyileşmesi ve tedavisi için alınacak tedbirler alınmadığında bel problemleri artarak devam eder ve kronikleşir. Genelde fıtık şeklinde sonuçlanır. Çok ilerleyen bel fıtıkları ise ameliyatla tedavi edilmeye çalışılır. Ameliyata rağmen dikkat edilmediği durumlarda bel fıtığı tekrar edebilir. Bel ağrısına karşı önlem alınamayacak durumlar da vardır maalesef.

Alltaki videomuzda İbrahim Saraçoğlu bel fıtığı için ve
ankilozan spondilit bitkisel tedavisini anlatıyor

Bunlardan biri kaza sonucu bel kemiğinde oluşan kırık, çatlak ve kaymalardır. Çoğu problem ameliyatla ve fizik tedaviyle iyileşebilmektedir. Bir diğer tedbir alınamayacak durum ise genetik faktörden kaynaklanan AS hastalığıdır. Teşhisi zor, genelde bel fıtığıyla karıştırılan bu hastalık çoğunlukla genç yaşlarda başlayıp ileri yaşlarda kişinin ters L harfi kadar eğik olmasına neden olur. AS hastalığı rahmetli Suna Pekuysal’ın hastalığı olarak bilinir. AS hastalığında omurlar arasında iltihap birikerek , hareketsizliğin de etkisiyle kişideki kemik ve eklemlerde bozukluk yaratmaktadır.

Nedeni ne olursa olsun bütün bel ağrıları ciddiye alınmalıdır. Aksi taktirde zamanında tedavi edilmeyen bel ağrıları ileride geri dönüşü olmayan daha ciddi hastalıklara dönüşebilir. Bel ağrılarının ileride kronikleşen ciddi hastalıklara dönüşmesini engellemek için yapılabilecekler arasında; genç yaştan itibaren düzenli spor yapmak, çok fazla ağır kaldırmamak, çok uzun süre oturmamak, kendimizi kötü hava koşullarından korumak, kemiklerimizi ve eklemlerimizi güçlendirici çeşitli takviyeler almak, dengeli beslenerek yeterli protein almak, hayatımızdan stresi çıkarmak, geri dönüşü olmayan kazalar yapmamaya çalışmak, kilomuza dikkat etmek, vs.

Bel Ağrısı Bitkisel Tedavisi

Yorgunluk ve ağır kaldırılan bir nesne sonucu bel ağrısı sıkça görülmektedir. Başka bir hastalıktan kaynaklanmayan (Örn. Romatizma Hastalığı) bel ağrıları dinlenerek ve evde tedavi edilerek geçirilebilmektedir. Aşağıda vereceğimiz bitkisel tedavi yöntemleri bel ağrınızın giderilmesi için yardımcı bir şifa kaynağıdır. Geçmeyen ve uzun süren bel ağrılarının ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği düşünülerek böyle durumlarda mutlaka bir hekime başvurulması gerekir. İşte sizlere bel ağrısında etkili bitkisel tedavi yöntemleri;

Zeytinyağı: bir su bardağı kadar zeytinyağı ısıtılarak ılımasının ardından ağrıyan bölge ovalanarak sürdürülür. Sürülen bölgenin üstü bir bezle kapatılarak istirahat edilir.

Meşe Kabuğu: 4 su bardağı suya iki avuç kadar meşe kabuğu konularak 15 dakika kadar kaynatılır. Kaynamış suya batırılarak iyice ıslatılan temiz bir bez bele sıkıca sarılarak istirahat edilir.

Bel Ağrısı İçin Bitkisel Kür

Bir su bardağı klorsuz su kaynatılarak içine 2-3 yemek kaşığı kırk kilit otu( at kuyruğu da denilmektedir) atılır. Bir taşım kaynatılarak ılımaya bırakılır. Daha sonra suyuyla birlikte lapa haline getirdiğiniz karışım ağrıyan bölgeye masajla birlikte uygulanır. Bu kürü haftada iki ya da üç kez uygulamanız zaman içerisinde ağrılarınızdan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Bel Ağrısı İçin Yağlarla hazırlanan karışım

Bir miktar hardal ve biberiye yağının içerisine zeytinyağı da ilave edilerek karışım biraz ısıtılır. Ağrıyan bölgeye aşağı yukarı hareketlerle masaj yapılarak vücudun karışımla emilimi sağlanır. Her gece yatarken üç hafta boyunca ağrıyan bölgenize uygulayacağınız karışımla ağrılarınız önemli ölçüde hafifleyecektir.

Ayrıca karışım ve kürlerin yanı sıra birçok bitkisel yağlardan yararlanarak rahatlamayı sağlayabilirsiniz. Çiğ patatesi lapa şeklinde ağrıyan bölgenize sürmeniz de ağrının hafiflemesine yardımcı olacaktır. Her sabah iki üç düş sarımsak yemeniz ağrılarınızı rahatlatır. Nane yağı, sarımsak yağı gibi yağlar da oldukça rahatlatıcı etkiye sahiptir. Bunun yanı sıra arışı kilo da ağrıya neden olabileceği düşünülerek uygun bir beslenme yöntemiyle kilolarınızdan kurtulmanız ağrılarınızın hafiflemesini sağlayacaktır. Son olarak sizlere önerebileceğimiz bir limonun suyunun biraz tuzla karıştırıp günde iki defa içmeniz fayda sağlayacaktır. Ancak ağrının dışında önemli ciddi rahatsızlıkları bulunanlar ilaç tedavisini sürdürürken mutlaka uyguladıkları kürleri hekimlerine danışmalıdır.

YORUMLARINIZI BİZİMLE PAYLAŞIN

Hemoroid (Basur) Bitkisel Tedavisi

Hemoroid çok önemli ve özel bir sorundur. Kişilerin hayatlarını oldukça olumsuz yönde etkilemektedir. Tüm yaşamları boyunca acı çekerek yaşamaktadırlar. Özellikle tuvalete çıktıklarında tahmini olmayan bir acıyla baş başa kalmaktadırlar....
Okumak için tıklayınız...